Gündem

“Türk Dünyası Diyalog Forumu” kapsamında “Küresel Dönüşüm Çağında Türk Dünyasının Jeopolitik Rolü” Paneli düzenlendi

YDÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nur Köprülü: “Bölgesel diplomasi, her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir husus” Ankara, 31 Ekim 26 (TAK): TC Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca "Türk Dünyası Diyalog Forumu" kapsamında Ankara'daki otelde "Küresel Dönüşüm Çağında Türk Dünyasının Jeopolitik Rolü" başlıklı panel düzenlendi. Panele Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu da katıldı. Panelde, Yakın Doğu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nur Köprülü, Dongduk Üniversitesi Avrasya ve Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Eunkyung Oh, gazeteci ve Qalampir.uz yöneticisi Qamariddin Shayxov ve Mersin Üniversitesinden Dr. Öğretim Üyesi Kaan Kutlu Ataç konuşmacı olarak katıldı. -Köprülü Panelde konuşan Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nur Köprülü, “Bölgesel diplomasi, her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir husus.” dedi. Köprülü uluslararası sistemin değiştiğinin altını çizerek, "Eski kodlarla okunamayacak kadar değişimlere şahitlik ettiğimizi düşünüyorum." dedi. Köprülü, çok kutupluluğun temel aktörlere zaman açtığını ifade ederek, bugünlerde "bağlantısallık" kavramının en çok kullanılan kavramlardan biri olduğunu vurguladı. Dünyadaki çatışma bölgelerine dikkati çeken Köprülü, Türk dünyasının uluslararası sistemde edindiği rolün önemini dile getirdi. Köprülü, istişare ve koordinasyona duyulan ihtiyacın önemine değinerek, "Bölgesel diplomasi, her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir husus." diye konuştu. – Çavuşoğlu: "Bugün hedefimiz, ortak irademizi ortak güce dönüştürmektir" Panelin açılışında konuşan eski Türkiye Cumhuriyeti (TC) Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Çavuşoğlu, uluslararası sistemin köklü dönüşümden geçtiğini belirterek, ülkelerin uluslararası sistemdeki ağırlığını, diplomatik etkinliklerini, ekonomik dayanıklılıklarını, ulaştırma ve enerji ağlarındaki konumlarını, teknolojik kabiliyetlerini ve güvenilir ortaklıklar geliştirme kapasitelerini de belirlediğini söyledi. Coğrafi konumun tek başına stratejik güç getirmeyeceğinin altını çizen Çavuşoğlu, "Asıl belirleyici olan, coğrafyanın sunduğu imkanları ortak bir vizyonla değerlendirebilme kapasitesidir. Potansiyelimizi kalıcı bir etkiye dönüştürmek, güven, dayanışma, kurumsal işbirliği ve ortak hareket etme iradesi gerektirir. İşte Türk Devletleri Teşkilatı, bu iradenin kurumsal ifadesidir." dedi. Çavuşoğlu, Türk Konseyinden Türk Devletleri Teşkilatına uzanan sürecin ortak kimliklerinin kurumsal işbirliği ile buluşmasının önemli bir göstergesi olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu: "Bugün hedefimiz, mevcut işbirliğimizi daha ileriye taşımak, ortak irademizi ortak güce, somut projelere, kalıcı mekanizmalara ve uluslararası ölçekte sonuç üreten girişimlere dönüştürmektir. Burada başarıyı yalnızca ticaret hacimleriyle veya hayata geçirilen projelerin sayısıyla ve niteliğiyle ölçmek doğru değildir. Asıl başarı, ülkelerimiz arasında kurulan güvenin derinleşmesi, ortak sorunlara birlikte çözüm üretebilmemiz ve uluslararası gelişmeler karşısında eş güdümle hareket etme kapasitemizin artmasıdır." Türkiye'nin, Türk dünyasıyla ilişkilerini dış politikasının temel önceliklerinden biri olarak gördüğünü vurgulayan Mevlüt Çavuşoğlu, Türk devletleri arasındaki kardeşlik bağlarının, somut işbirliği projeleriyle güçlendirilmesine büyük önem verdiklerini söyledi. Gelecek dönemde Türk dünyasının yalnızca bölgesel gelişmelerde değil küresel meselelerde de daha fazla söz sahibi olmasını arzu ettiklerini belirten Çavuşoğlu, "Türkiye olarak yaklaşımımız, rekabetin çatışmaya dönüştüğü bir dünyada işbirliği kanallarını açık tutmak, ayrışmalar karşısında diyaloğu, belirsizlikler karşısında ortak aklı ve değişen dengeler karşısında kurumsal dayanışmayı güçlendirmektir. İnanıyorum ki dilde, fikirde ve işte birlik anlayışımızı somut adımlarla pekiştirdiğimiz ölçüde Türk dünyası kendi halklarının refahına katkı sunarken Avrasya'da barışın, istikrarın ve işbirliğinin güçlenmesine de daha etkin katkı sağlayacaktır." yorumunu yaptı. -Oh Dongduk Üniversitesi Avrasya ve Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Eunkyung Oh, Türk dünyasının gittikçe daha da önem kazanacağını düşündüğünü belirterek, tarihin medeniyet bağlarının geliştirilmesi için önemli olduğunun altını çizdi. – Shayxov Gazeteci ve Qalampir.uz Yöneticisi Qamariddin Shayxov da tarih boyunca birbirlerinden uzak düştükleri dönemlerde bazı fırsatların kaçırıldığını ifade ederek, Türk dünyasının yalnızca jeopolitik bir kavram olmadığını söyledi. -Ataç Mersin Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Kaan Kutlu Ataç da dünyanın jeopolitik tsunamiye maruz kaldığını, Türkiye'nin buna daha nasıl hazırlıklı olabileceğine ilişkin çalışmalar yaptığını anlattı. (AA-GHA/ÖZ)

İlgili Makaleler

               
Başa dön tuşu