Japonya Merkez Bankası politika faizini 31 yılın en yüksek seviyesine çıkardı






İstanbul, 18 Eylül 26 (TAK): Japonya Merkez Bankası (BoJ), politika faizini beklentiler dahilinde yüzde 1,25’e yükselterek 31 yılın en yüksek seviyesine çıkardı. BoJ’dan yapılan açıklamada, bankanın iki günlük para politikası toplantısının ardından politika faizini beklentilere paralel 25 baz puan artışla yüzde 1,25’e yükselttiği, kararın 7’ye karşı 2 oyla alındığı bilgisi verildi. BoJ üyesi Asada Toichiro, Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki (TÜFE) artış oranının son dönemde yüzde 2’nin altında kalması nedeniyle ekonomik durumun mutlaka güçlü olduğu söylenemeyeceğinden, bankanın para piyasası operasyonlarına ilişkin kılavuzu korumasının daha uygun olacağını değerlendirerek karşı oy kullandı. Sato Ayano’nun da mevcut ekonomik ve fiyat gelişmelerinin önceki döneme kıyasla belirgin bir şekilde hızlanmış görünmediğini ve bu bağlamda Bankanın şu anda politika faizini artırmasının uygun olmadığını değerlendirerek karşı oy kullanmadığı bildirildi. Açıklamada, Japonya ekonomisinde kısmen Orta Doğu’daki durumun etkisinden kaynaklı olarak bazı alanlarda zayıflıklar görülse de ılımlı bir toparlanma sergilediği kaydedildi. Japonya ekonomisinin ılımlı büyümesini sürdürmesinin beklendiği belirtilen açıklamada, bunun nedeni olarak ise Orta Doğu’daki durumun ekonomik aktiviteyi aşağı çekmesi beklense de küresel çapta yapay zeka kaynaklı talepteki artışa ek olarak hükümetin çeşitli tedbirlerinin ekonomiyi destekleyeceği ifade edildi. Açıklamada, Orta Doğu’daki durumun, yapay zeka kaynaklı talepteki genişlemenin ve döviz kurlarındaki gelişmelerin Japonya’nın ekonomik faaliyeti ve fiyatları üzerindeki etkisine dikkat edilmeye devam edilmesi gerektiğine işaret edilerek, şu ifadeler kullanıldı: “Para politikasının gelecekteki yönetimine ilişkin olarak, çekirdek TÜFE’nin yüzde 2’ye yaklaşması ve finansal koşulların destekleyici niteliğini koruması göz önüne alındığında Banka, ekonomik faaliyet, fiyatlar ve finansal koşullardaki gelişmelere bağlı olarak politika faizini artırmaya ve parasal genişlemenin ve destekleyiciliğin derecesini ayarlamaya devam edecektir. Bu doğrultuda Orta Doğu’daki durumun etkisi, yapay zeka kaynaklı talepteki genişleme ve döviz kurlarındaki gelişmeler de dahil olmak üzere görünüme yönelik riskleri ve ekonomik faaliyet ile fiyat görünümüne ilişkin temel senaryonun gerçekleşme olasılığını değerlendirerek, bu ayarlamanın zamanlamasını ve hızını belirleyecektir. Özellikle çekirdek TÜFE enflasyonunun yüzde 2’lik fiyat istikrarı hedefinin üzerine sapması ve bunun sonucunda ilerleyen süreçte ekonomi üzerinde olumsuz bir etki yaratması riskinin gerçekleşmesini önlemek adına, çekirdek TÜFE enflasyonunu yüzde 2 civarında bir seviyede istikrara kavuşturma perspektifi önem kazanmaktadır. Banka, yüzde 2’lik fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda bu hedefin sürdürülebilir ve istikrarlı bir şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla para politikasını gerektiği şekilde yürütmeye devam edecektir.” Küresel çapta yapay zeka kaynaklı talepteki güçlü artış gibi unsurların desteğiyle ihracat ve sanayi üretiminin ılımlı da olsa artmaya başladığı vurgulanan açıklamada, şirket karlarının ise yüksek seviyelerde seyrettiği kaydedildi. Açıklamada, bu koşullar altında kurumsal sabit sermaye yatırımlarının inşaat maliyetlerindeki artıştan etkilenmesine rağmen ılımlı bir artış eğilimi gösterdiği, hanehalkı güveninde zayıflık görüldüğü ve istihdam ile gelir koşullarındaki iyileşmenin etkisiyle özel tüketimin dirençli kaldığı belirtildi. Konut yatırımlarının düşüş eğiliminde olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Kamu yatırımları ise yatay bir seyir izlemeyi sürdürmüştür. Bu esnada iş gücü piyasası koşulları sıkı kalmaya devam etmiştir. Finansal koşullar destekleyici niteliğini korumuştur. Fiyatlar cephesinde, hükümetin yüksek enerji fiyatlarının hanehalkı üzerindeki yükünü hafifletmeye yönelik tedbirlerinin etkisine rağmen ithalat fiyatlarındaki artışın etkilerinin ortaya çıkması ve ücret artışlarının satış fiyatlarına yansıtılması eğiliminin sürmesi nedeniyle TÜFE’deki yıllık artış oranı son dönemde ılımlı bir yükseliş göstererek yüzde 1,5-2 aralığında gerçekleşmiştir. Enflasyon beklentileri ılımlı bir artış kaydetmiştir.” denildi. (AA/ÖZ)










