Üstel, Fidan-Holguin görüşmesini değerlendirdi: “Türkiye’nin güçlü desteği en büyük güvencemizdir”

“Hakan Fidan’ın net, ilkeli ve kararlı duruşunu memnuniyetle karşıladık” Başbakanuluslararası topluma da seslendi: “Kıbrıs’ta siyasi ve fiili gerçekleri esas alan yeni bir anlayış benimsenmeli” “Yeni süreçte ön şart, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabulüdür” Lefkoşa, 25 Temmuz 26 (TAK): Başbakan Ünal Üstel, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin ile görüşen Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ortaya koyduğu net, ilkeli ve kararlı duruşu memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Üstel, “Türkiye’nin güçlü desteği, Kıbrıs Türk halkının haklı davasının en büyük güvencesidir” dedi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in pazartesi Ada’ya gerçekleştireceği ziyaret öncesinde uluslararası topluma bir kez daha çağrıda bulunan Üstel, Kıbrıs’ta siyasi ve fiili gerçekleri esas alan yeni bir anlayış benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Ünal Üstel, “Ada’da yeni ve kalıcı bir süreç başlayacaksa, ön şart Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabulüdür.” dedi. -“Çözüm iki devletin yan yana var olacağı bir anlayışla mümkün” Başbakan Üstel, yazılı açıklamasında, Anavatan Türkiye’nin Kıbrıs meselesinde çözümün ancak Ada’daki mevcut gerçekler temelinde, iki devletin yan yana var olacağı bir anlayışla mümkün olacağını bir kez daha en açık şekilde ifade ettiğini belirtti. Üstel, bunun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yürüttüğü siyasete verilen güçlü desteğin ve Türkiye ile KKTC’nin ortak duruşunun somut göstergesi olduğunu vurguladı. -“Ön şart Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabulüdür” Başbakan Üstel, açıklamasında şunları ifade etti: “Sayın Hakan Fidan’ın, Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları olan egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünü tanımayan hiçbir yaklaşımın çözüme hizmet etmeyeceğini vurgulaması son derece önemlidir. Bu yaklaşım yalnızca Türkiye’nin değil, Kıbrıs Türk halkının da değişmez iradesini yansıtmaktadır. Kıbrıs Türk halkı, 1960 yılında kurulan ortak cumhuriyetin eşit kurucu ortağıdır. Bu tarihi ve hukuki gerçek göz ardı edilerek bizi azınlık statüsüne indirgemeyi hedefleyen hiçbir anlayış kabul görmeyecektir. Kıbrıs’ta yeni ve kalıcı bir süreç başlayacaksa, bunun ön şartı Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesidir. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Ada’ya gerçekleştireceği ziyaret öncesinde uluslararası topluma da bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. Kıbrıs’ta yarım asrı aşkın süredir sonuç vermeyen, tüketilmiş federasyon modellerini yeniden gündeme taşımak yerine, Ada’daki siyasi ve fiili gerçekleri esas alan yeni bir anlayış benimsenmelidir. Gerçekçi, adil ve sürdürülebilir bir çözüm ancak iki tarafın eşit statüsünü temel alan, karşılıklı saygıya dayalı iki devletli iş birliği modeliyle mümkündür.” -“Türkiye’nin güçlü desteği, Kıbrıs Türk halkının haklı davasının en büyük güvencesidir” Anavatan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve Kıbrıs Türk halkına verdiği sarsılmaz destek için teşekkür eden Üstel, “Türkiye’nin güçlü desteği, Kıbrıs Türk halkının haklı davasının en büyük güvencesidir.” dedi. Başbakan Üstel, hükümetin Anavatan Türkiye’yle tam uyum ve kararlılık içinde Kıbrıs Türk halkının egemenliğini, devletini ve geleceğini korumaya ve milli davayı her platformda aynı inançla savunmaya devam edeceğini vurguladı. (RÇ/YIL)
























