Barış Konseyi Gazze’de İnsani Barınma Merkezlerini Yönetmeye Hazırlanıyor

ABD tarafından kurulan Barış Konseyi’nin, önümüzdeki haftalarda Gazze Şeridi’nde Hamas kontrolü dışındaki alanlarda insani barınma merkezlerini yönetmek için bir pilot proje başlatacağı bildiriliyor. İsrail basınında yer alan haberlere göre, bu merkezlerin ilki Refah kenti yakınlarındaki Tel es-Sultan bölgesinde kurulacak ve bu bölgelere özellikle silah taşımayan, Hamas ile ilişiği bulunmayan siviller kabul edilecek.
Haberlere göre, çokuluslu güçlerden oluşan Uluslararası İstikrar Gücü, “Amity Kampı” olarak adlandırılan özel bir üsse yerleşerek bölgede düzeni sağlamak amacıyla görevlendirilecek. Bu güçlerin sadece ateşli olmayan silahlarla donatılacağı belirtilirken, İsrail ordusunun ise mevcut sınırların ötesinde kontrolünü sürdüreceği ifade ediliyor. İnsani barınma merkezlerine tıbbi yardım ve gıda malzemeleri sağlanarak, Gazze Şeridi’nde Hamas’ın etkisinin azaltılması hedefleniyor.
Barış Konseyi’nin çok uluslu güçleri karşılamak ve Gazze Şeridi’nde konuşlandırmak için sınır bölgelerinde lojistik merkezler kurmayı planladığı aktarılıyor. Bu adımların, ABD Başkanı Donald Trump’ın barış planına destek amacıyla atıldığı ileri sürülüyor. Plan, silahlardan arındırılmış bölgelerde prefabrik konutlar vasıtasıyla geçici ve insani bir yapı oluşturmayı öngörüyor.
Haberde ayrıca, Hamas silah bırakmadığı sürece oluşturulacak “Teknokrat Komitesi”nin Hamas kontrolündeki bölgelerde faaliyet göstermeyeceği, bu durumun “Lübnan modeli” olarak adlandırılan bir senaryoyu önlemek amacı taşıdığı belirtiliyor. Barış Konseyi ve komite, alternatif olarak sadece kontrol dışı alanları yöneterek, Hamas’ın etkisini azaltmayı amaçlıyor.
Beyaz Saray, Ocak ayında “Barış Konseyi”, “Gazze Yürütme Konseyi” ve “Uluslararası İstikrar Gücü” dahil olmak üzere idari yapıların Gazze’deki geçiş dönemi yönetimleri için onaylandığını duyurmuştu. Bu inisiyatif, İsrail’in ABD desteğiyle başlattığı yıkıcı saldırıların ardından, Trump’ın Gazze’deki krizi bitirmeyi amaçlayan planının bir parçası olarak görülüyor. 73 binden fazla kişinin ölümüne ve ciddi ölçüde yıkıma yol açan bu saldırılar sonrasında, bölgenin yeniden imar maliyetinin 70 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.
























