İklim Krizi Gençleri Eko-Anksiyeteye Sürüklüyor

Ankara, 22 Mayıs – İklim krizi, genç kuşaklar arasında giderek artan “eko-anksiyete” fenomeni ile zihinlerde de derin izler bırakıyor. Sıcaklık artışları, kuraklık ve sel gibi doğal afetlerin yanında, bu olayların psikolojik etkileri de gün yüzüne çıkıyor. Özellikle gençler arasında yaygınlaşan bu fenomene ilişkin yapılan araştırmalar, iklim değişikliği nedeniyle artan kaygının günlük yaşamı ve işlevselliği nasıl etkilediğini ortaya koyuyor.
Eko-anksiyete, Avustralyalı çevre filozofu Glenn Albrecht tarafından çevresel değişimlerin psikolojik etkilerini tanımlamak için kullanılan bir kavram olarak akademik literatüre girdi. Bu kavram, genç nesilleri gelecekte bekleyen çevresel felaketler karşısında duydukları derin kaygıyı ve belirsizliği ifade ediyor. Curtin Üniversitesinden Dr. Ans Vercammen, bu durumu “rasyonel ve orantılı bir tepki” olarak tanımlarken, bunun birden fazla duygu durumunu içeren bir “eko-duygu” kümesi olduğuna dikkat çekiyor.
Gençler üzerinde yapılan araştırmalar, iklim kaygısının, çevre dostu davranışları teşvik ettiğini ancak aynı zamanda bu gençlerin kendilerini önceki nesiller tarafından terk edilmiş hissettiklerini ortaya koyuyor. Sosyal medyanın, bu korkuları daha da pekiştirdiğine dikkat çeken uzmanlar, bu platformlardaki duygusal içeriklerin algoritmalar tarafından yaygınlaştırılmasının bu kaygıları artırdığına vurgu yapıyor.
Tarih boyunca toplumların çevresel değişimlere karşı benzer kaygılar yaşadığını hatırlatan, Georgetown Üniversitesinden Profesör John McNeill ise bu süreçte bilimin daha belirleyici bir rol oynadığını belirtiyor. Sanayi Devrimi ile birlikte doğadan uzaklaşan insanlığın çevreye bakış açısının değiştiğini ve bu değişimle birlikte modern ekolojik kaygıların daha da yaygınlaştığını dile getiriyor.
Ahbap Gazetesi olarak, gençlerin bu gelecek kaygılarına karşı duyarlılığımızı artırarak toplumsal dayanıklılığı güçlendirmenin önemine inanıyoruz. Anlamlı değişim için gençlerin sesine kulak verilmeli ve sürdürülebilir adımlar atılmalıdır.























