Dünya

ABD ve İran, İki Aşamalı Anlaşma Önerisini Değerlendiriyor

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayabilecek bir anlaşma önerisini masaya yatırıyor. İran ve ABD arasında, 6 Nisan Pazartesi günü yürürlüğe girebilecek bir plan üzerinde görüşmeler sürüyor. Bu önerinin çerçevesi, Pakistan tarafından oluşturulup İran ve ABD’ye iletildi. Anlaşmanın acil bir ateşkesin ardından geniş çaplı bir mutabakata ulaşmayı hedeflediği belirtiliyor. İlk uzlaşının, Pakistan aracılığıyla elektronik ortamlarda nihai hale getirilecek bir mutabakat zaptı olması bekleniyor.

Axios haber sitesine göre, Amerikalı ve İsrailli kaynaklar 45 günlük bir ateşkesin ilk adım olarak değerlendirildiğini bildirdi. Anlaşma kapsamında ateşkes hemen devreye girecek ve Hürmüz Boğazı tekrar açılacak. Geniş kapsamlı anlaşmanın sonuçlanması için ise 15-20 günlük bir süre öngörülüyor. “İslamabad Anlaşması” olarak adlandırılan bu süreçte, Hürmüz Boğazı için bölgesel bir çerçeve oluşturulacak ve son görüşmeler İslamabad’da gerçekleştirilecek. Müzakerelerde Pakistan, Mısır ve Türkiye arabulucu rolleriyle öne çıkıyor.

Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile sürekli temas halinde olduğu bildirildi. Ancak, ABD’li ve İranlı yetkililerden resmi bir açıklama henüz gelmedi. İranlı üst düzey bir yetkili, geçici bir ateşkes karşılığında Hürmüz Boğazı’nı açmaya sıcak bakmadıklarını ve Amerikan tarafının kalıcı bir ateşkese hazır olmadığına inandıklarını belirtti. Tahran yönetimi, anlaşma için belirlenen süreler nedeniyle baskı altında olmadıklarını da dile getirdi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmael Baghai, müzakere konusundaki yanıtlarını belirlediklerini ve aracı ülkelere ilettiklerini açıkladı. Sözcü, tehdit ve ültimatomların diplomasiyle bağdaşmadığını ifade etti. ABD’li yetkililer sessizliğini korurken, Pakistan Dışişleri Bakanlığı yetkilileri de yorum yapmaktan kaçındı. Planın, İran’a daha önce iletilen ve başarısız olan 15 maddelik öneriyi ne kadar yansıttığı belirsizliğini koruyor. Ayrıca Körfez ülkelerinin bu süreçteki rolleri ve tarafların yanıtlarını vermesi için bir takvimin olup olmadığı da netleşmiş değil.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu