Gündem

TESPAM ve YDÜ iş birliğinde IV. Eastmed Energy Forumu’nda “Peace Talks” oturumu yapıldı

 

Türkiye Enerji Stratejileri Politikaları ve Araştırma Merkezi (TESPAM) ile Yakın Doğu Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen IV. Uluslararası Eastmed Energy Forumu kapsamında yer alan “Peace Talks” oturumu çevrim içi olarak gerçekleştirildi.

TESPAM’dan yapılan açıklamaya göre, moderatörlüğünü Gazeteci ve TESPAM Kıbrıs Temsilcisi Emre Diner’in yaptığı oturumda; eski Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Katrougalos, Kıbrıslı Rum eski müzakereci Andreas Mavroyiannis, Kıbrıslı Türk eski müzakereci Mustafa Ergün Olgun ve eski Birleşmiş Milletler diplomatı Anil Trigunayat konuşmacı olarak yer aldı.

Oturumda, Doğu Akdeniz’deki enerji tartışmaları, bölgesel aktörler ile büyük güçlerin enerji politikaları ve İsrail-Filistin savaşı sonrası bölgede yaşanan gelişmeler ele alındı.

-Katrougalos

Eski Yunanistan Dışişleri Bakanı Georgios Katrougalos oturumda yaptığı konuşmada, Doğu Akdeniz’de enerjinin hem iş birliğini teşvik edebilecek hem de gerilimleri artırabilecek bir unsur olduğuna işaret ederek, mevcut enerji görünümünü “karmaşık bir jeopolitik bulmaca” olarak niteledi.

Fosil yakıtlardan çıkış hedefleri, siyasi durum ve bölgesel çatışmaların enerji politikaları ve iş birliklerinin geleceği üzerinde belirleyici olmaya devam ettiğini dile getiren Katrougalos, Türkiye ile Yunanistan’ın bölgeye yönelik yaklaşımlarının farklılık gösterdiğini, deniz yetki alanları ve doğal kaynakların kullanımı konusundaki görüş ayrılıklarının da bu tabloyu daha da karmaşık hale getirdiğini ifade etti.

-Mavroyiannis

Kıbrıslı Rum diplomat ve eski müzakereci Andreas Mavroyiannis de Doğu Akdeniz’deki mevcut durumu “altüst olmuş” olarak nitelendirerek, gelişmeleri doğru şekilde anlamanın ve birlikte ileriye dönük bir yol haritası oluşturmanın önemine işaret etti.

Enerji anlayışının dünyada köklü biçimde değiştiğini ifade eden ve enerjinin üretim ve taşınma biçimlerinin rolünün daha iyi analiz edilmesi gerektiğini söyleyen Mavroyiannis, Doğu Akdeniz’de yaşanan çatışma ve görüş ayrılıklarının yalnızca enerjiyle sınırlı olmadığını, daha geniş siyasi ve bölgesel dinamiklerle bağlantılı olduğunu ifade etti.

Geçmişte Avrupa’daki entegrasyon süreçlerine de değinen Mavroyiannis, kömür, çelik ve atom enerjisi alanlarında geliştirilen ortak yapıların, barış ve iş birliğini güçlendirdiğini hatırlatarak, bu deneyimlerin, kaynakların ortaklaştırılması ve birlikte çalışma kültürünün önemini ortaya koyduğunu belirtti.

Mavroyiannis, yenilenebilir ve nükleer enerji dâhil olmak üzere yeni enerji koşullarında ülkelerin daha aktif rol alması gerektiğini ifade ederek, enerji altyapısındaki değişimlerin petrol güzergâhları ve küresel enerji akışlarını temelden dönüştüreceğini kaydetti.

Konuşmasının sonunda Mavroyiannis, Kıbrıs konusunda enerji boyutunun ve yeni meydan okumaların, barış kültürünü ve organik barış koşullarını oluşturma sürecinde kullanılmasının önemine değindi.

-Olgun

Kıbrıslı Türk diplomat ve eski müzakereci Ergün Olgun ise, Avrupa’nın ve Kıbrıs’ın karşı karşıya olduğu meydan okumaların yalnızca bölgesel değil, küresel gelişmelerle de bağlantılı olduğunu belirtti.

Olgun, bu meydan okumaların yalnızca Avrupa’nın yakın çevresinden değil, küresel ölçekte, özellikle ABD’den gelen gelişmelerle de ilişkili olduğunu belirterek, bu konularda giderek daha eleştirel bir tutum benimsediğini ifade etti.

Olgun, Avrupa Birliği’nin kuruluş felsefesine atıfta bulunarak, çatışmaların kök nedenlerine odaklanmanın ve pratik çözüm adımlarının belirlenmesinin önemini vurguladı.

Kıbrıs’ta barış, istikrar ve iş birliğinin temelinin karşılıklı saygı ve eşit statü olduğunu ifade eden Olgun, iki tarafın doğal haklarına ve statülerine saygı gösterilmesinin kalıcı çözüm için şart olduğunu söyledi.

Türkiye-Avrupa ilişkilerine de değinen Olgun, Avrupa’nın Türkiye’ye ve Türkiye’nin Avrupa’ya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu belirterek, bu karşılıklı bağımlılığın Kıbrıs meselesinin çözümü ile Doğu Akdeniz’de enerji ve bölgesel iş birliği açısından da kritik önemde olduğunu kaydetti.

-Trigunayat

Eski Birleşmiş Milletler diplomatı Anil Trigunayat ise, dünyada yaşanan krizlerin giderek “çoklu kriz” niteliği kazandığını belirterek, bu durumun tüm ülkeleri ve toplumları derinden etkilediğini, bu tablonun, uluslararası iş birliği ve küresel dayanışmanın önemini daha da artırdığını söyledi.

Sürdürülebilir kalkınma amaçlarının küresel krizler nedeniyle geri plana itildiğini ifade eden Trigunayat, Rusya-Ukrayna savaşı, İsrail-Gazze çatışması ve bu krizlerin bölgesel ve küresel yansımalarının istikrarsızlığı derinleştirdiğini kaydetti.

Uluslararası hukuk düzeni ve kurallara dayalı sistemin zayıfladığını da belirten Trigunayat, mevcut uluslararası kurumların sorunların çözümünde yetersiz kaldığını söyledi.

Trigunayat, diyalog, diplomasi ve kalkınmaya daha fazla odaklanılması gerektiğini vurgulayarak, barışın hayati önem taşıdığını ve çok taraflı, çoklu ortaklı iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesinin zorunlu hale geldiğini ifade etti.

(MER/YIL) Fotoğraflı

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu