Gündem

Rum Yönetimi’nden KKTC’deki Mülklere Yönelik Yeni Tutuklama Dalgası Hazırlığı

 

Rum Yönetimi makamlarının, KKTC’de Rumlara ait olduğu belirtilen eski mülklerin “yasa dışı şekilde istismar edildiği” iddiasıyla başlattığı soruşturmalarda yeni bir tutuklama dalgasına hazırlandığı bildirildi. Sürecin, nihai değerlendirme aşamasına geldiği ifade ediliyor.

Rum basınında yer alan haberlere göre, özellikle Phileleftheros gazetesinden Kostas Venizelos’un aktardıkları, soruşturmaların artık münferit dosyalar olmaktan çıkarak birbirine bağlı, geniş kapsamlı bir “zincir” halinde ele alındığını ortaya koyuyor. Soruşturmacıların bir vakayı sistematik biçimde diğerine bağlayarak ilerlediği belirtiliyor.

Beş Kategori Hedefte

Haberde, Rum Hükümeti’nin kuzeydeki emlak ve ticari faaliyetleri caydırmayı amaçlayan katı kriterler belirlediği ve operasyonun beş ana grubu hedef aldığı kaydediliyor:

  • Müteahhitler ve inşaatçılar

  • Satıcılar

  • Alıcılar

  • Emlakçılar

  • Reklamcılar

Soruşturmaların yalnızca belirli bir ülke vatandaşlarıyla sınırlı olmadığı, Kıbrıslı Türkler ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yanı sıra Rusya, Ukrayna uyrukluların ve bazı Kıbrıslı Rumların da dosyalara dâhil edildiği ileri sürülüyor.

Kamuoyu Desteği ve Hukuki Tartışmalar

Rum basını, izlenen “agresif kovuşturma politikasının” Güney Kıbrıs kamuoyunda geniş destek gördüğünü iddia ediyor. Buna karşın, son dönemde Fransa’da yaşanan bir hukuki gelişmenin Rum makamlarında rahatsızlık yarattığına da dikkat çekiliyor. Güney Kıbrıs’ın aradığı İranlı şüpheli Behdad Jafari’nin, Fransa’da serbest bırakılmasının ardından KKTC’ye geldiği hatırlatılıyor.

Uzman görüşlerine göre bu durum, Fransız savcılığının iade talebini yetersiz savunmasına ve Avrupa içtihadında önemli yeri olan Apostolides kararının göz ardı edilmesine bağlanıyor.

“Büyük Balık” Dosyası: Aykut Davası

Öte yandan, “büyük balık” olarak nitelenen Simon Mistriel Aykut’un mahkûmiyeti, Rum Yönetimi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Aykut’un cezasının kalan kısmını İsrail’de çekmek üzere nakil talebinde bulunduğu, Güney Kıbrıs’ın ise Tel Aviv’deki siyasi bağlantılar nedeniyle bu talebi temkinle ele aldığı belirtiliyor.

Kuzeyde Emlak Piyasasına Etki

Haberde, baskınlar ve tutuklamaların KKTC’deki emlak faaliyetlerini belirgin biçimde yavaşlattığı iddia ediliyor. Yabancı uyrukluların, AB ülkelerine girişlerinde tutuklanma korkusuyla mülklerini satıp bölgeden ayrıldığı; bazı durumlarda ise bu mülklerin, piyasayı ayakta tutmak amacıyla Türk vatandaşları tarafından satın alındığı öne sürülüyor.

Siyasi Tepkiler ve TMK Tartışması

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın, tutuklamaların durdurulması için Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’e çeşitli girişimlerde bulunduğu ifade ediliyor. Erhürman’ın, sunduğu on maddelik öneri paketine “tutuklamaların sona erdirilmesi” talebini ekleyerek, mevcut sürecin “olumsuz bir iklim” yarattığını savunduğu aktarılıyor.

Ankara’nın ise mağduriyet iddiaları için tek hukuki yol olarak Taşınmaz Mal Komisyonu’nu (TMK) işaret etmeyi sürdürdüğü, ancak komisyonun etkinliğinin tartışmalı olduğu belirtiliyor. Haberde yer alan verilere göre TMK, 18 yıllık faaliyet süresinde Rumlara ait arazilerin yalnızca yaklaşık yüzde 1,5’ine ilişkin dosyaları sonuçlandırabildi. Fon yetersizliği nedeniyle sık sık duraksayan komisyonun, bazı çevrelerce siyasi bir araç olarak görüldüğü de ileri sürülüyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu