ABD ve İsrail, Uluslararası Ceza Mahkemesini Sabote Etmeye Yönelik İddialarla Gündemde

Eski Avrupa Birliği Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, ABD ve İsrail’in Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Kerim Han’a yönelik cinsel taciz iddialarını mahkemeyi zayıflatmak amacıyla kullandığını ileri sürdü. Project Syndicate platformunda kaleme aldığı makalesinde Borrell, UCM’ye üye devletlerin, Başsavcı Han’ın görevine devam edip edemeyeceği konusunda yapılacak oylamada hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalmalarını tavsiye etti. Borrell, bazı kurumsal çöküşlerin skandallardan ziyade, prosedür üzerindeki manipülasyonlarla gerçekleştiğine dikkat çekerek, ABD ve İsrail’in, Han’a yönelik bu girişimi, istedikleri hedeflere ulaşmak için bir araç olarak gördüklerini belirtti. UCM’ye üye 125 devletin oluşturduğu Taraf Devletler Meclisi, 24 Temmuz’da Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde Han’ın göreviyle ilgili oylama yapacak. Ancak cinsel taciz iddialarını inceleyen uzmanların sonuçsuz kalmasına rağmen, ASP Bürosu “görevi kötüye kullanma” gerekçesiyle Han’ın durumunu oylamaya sunmayı planlıyor. Borrell, bu adımı “sadece bir formalite” olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı ve daha geniş kapsamlı bir uluslararası adalet sistemini hedef alma girişimi olarak nitelendirdi. Ayrıca, Borrell, Trump yönetimi ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, uluslararası mahkemelerin müttefiklerine yönelik suçlamalarda dokunulmaz hale getirilmesi amacıyla aynı hedef doğrultusunda hareket ettiklerini öne sürdü. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun UCM’yi zayıflatma niyetini belirttiği bir yazıya da atıfta bulunan Borrell, Washington’ın geçmişte UCM yetkililerine yönelik çeşitli kısıtlayıcı tedbirler aldığını hatırlattı. Eski yönetici, ABD’nin bu çabasında Çin ve Rusya’yı da dahil etme teşebbüsünde bulunduğunu iddia etti.
























