KTTB’den Güvenli Eğitim Ortamları İçin Ortak Sorumluluk Çağrısı

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), eğitim ortamlarının güvenliğinin sağlanmasının sadece bireysel bir görev olmadığını, aile, okul ve toplumun bir araya gelerek üstlenmesi gereken karmaşık bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Dr. Erdem Beyoğlu ve Dr. Erman Uslu’nun KTTB Yönetim Kurulu adına yaptığı ortak yazılı açıklamada, son dönemlerde Türkiye’de yaşanan okullardaki şiddet olaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu ve öneriler sunuldu. Açıklamada, bu olayların kamuoyunda derin üzüntü yarattığı ve bu tür olayların erken fark edilmesinin ne kadar hayati bir öneme sahip olduğu üzerinde duruldu.
Çocukların sadece akademik değil, duygusal ve psikososyal gelişimlerinin de düzenli izlenmesi gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, güvenli okul ortamları için çeşitli öneriler yer aldı. Özellikle akran zorbalığını önlemek amacıyla okullarda psikolojik danışmanlık hizmetlerinin erişilebilir ve etkili bir şekilde sunulmasının, potansiyel risklerin erken tespiti açısından önemine işaret edildi. Küçük çaplı sorunların bile rehberlik servisleri tarafından ciddiyetle ele alınmasının, muhtemel büyük sorunların önlenmesine katkıda bulunacağı belirtildi.
“Rehberlik servislerinin gerekli gördüğü durumlarda çocuk ve ergen psikiyatristlerine yönlendirme yapabilmesi büyük önem taşımaktadır” diyen uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarının duygusal durumlarını, davranış değişikliklerini ve dijital etkileşimlerini yakından takip etmeleri gerektiğine de vurgu yaptı.
Ayrıca, çocuk ve gençlerin ateşli silahlara özendirilmemesi gerektiği uyarısında bulunan KTTB, tehlikeli araçların güvenli ve erişilemeyecek şekilde muhafaza edilmesi gerektiğini vurguladı. Ateşli silahların kullanıldığı etkinliklere çocuk ve gençlerin dahil edilmemesi gerektiği bildirildi. Dijital içerikler konusunda da ailelerin bilgilendirilmesinin, çocukların sağlıklı gelişimi için destekleyici bir rol oynayacağı ifade edildi.
KTTB, “Çocukların güvenliği ve sağlıklı gelişimi tüm paydaşların birlikte çalışmasını gerektirir. Erken farkındalık, açık iletişim ve kurumlar arası iş birliği olası risklerin önlenmesinde en güçlü araçlardır. Bu süreçte tüm ilgili kurumları, eğitim paydaşlarını ve aileleri koruyucu, önleyici ve iş birliğine dayalı yaklaşımları güçlendirmeye davet ediyoruz.” açıklamasını yaptı.























