Yeni medya biçimleri ortaya çıksa da radyo, geniş dinleyici kitlelerine ulaşıyor














Özellikle afet durumlarında radyo, en gözde iletişim araçlarından biri olarak önemini koruyor
Radio Connects Başkanı Caroline Gianias: “Radyonun en güçlü yönü, canlı, insani, hesap verebilir ve topluluk odaklı olmasıdır”
“Yeni ses formatları, radyonun yerini almıyor, genellikle onun yanında var oluyor”
Teknoloji geliştikçe yeni medya biçimleri ortaya çıksa da radyo, geniş dinleyici kitlelerine ulaşıyor.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), 2011’de düzenlenen 36. Genel Konferansı’nda Bilgi ve İletişim Komisyonunca kabul edilen öneriyle 13 Şubat’ı “Dünya Radyo Günü” olarak ilan etti.
Bilgi ve iletişim teknolojilerinin temel taşlarından radyo, kimileri için artık nostaljik görülse de anlık gelişmelerin, haberin ve müziğin kaynağı olmayı sürdürüyor.
Televizyon gibi yeni medya biçimlerinin ortaya çıkmasıyla radyo sektöründe yaşanan zorlukları temsilen yapılan “Video Killed the Radio Star” şarkısı, aslında müzik endüstrisindeki teknolojik devrimlerin ve video çağının da simgesi oldu.
Yeni medya biçimlerinin etkilerine rağmen radyonun 2026’da dijital platformlarla varlığını sürdürmesi, insanların hala rastgele sevdiği şarkılara denk geldiği, ara ara dinlediği ve “samimi” bulduğu radyo spikerlerini dinlemeyi tercih ettiğini gösteriyor.
On-line istatistik portalı Statista’nın 2025 verilerine göre, en çok radyo dinleme oranı yüzde 77 ile Finlandiya, yüzde 72 ile Yunanistan, yüzde 72 ile Portekiz, yüzde 70 ile Avusturya ve yüzde 68 ile Sırbistan’da.
– “Ekran dışı, mobil araç”
“Dünya Radyo Günü” dolayısıyla AA’ya yazılı açıklama yapan Radio Connects Başkanı Caroline Gianias, geniş kitlelere ulaşması, mobil, yerel ve ücretsiz olması nedeniyle radyonun hala dinleyicisinin olduğunu belirtti.
Gianias, Kanada’da milyonlarca insanın, eğlenmek, bilgi edinmek ve toplulukla bağlantı kurmak amacıyla çeşitli platformlar ve cihazlar üzerinden radyo dinlediğini ifade etti.
Kanada’da Live Broadcast Radio’nun, her hafta halkın yüzde 81’i tarafından dinlendiğini bildiren Gianias, Kanadalıların neredeyse yarısının her gün radyo dinlediğini kaydetti.
Gianias, dünya geneline bakıldığında, Birleşmiş Milletler’in (BM), radyoyu küresel ölçekte en yaygın tüketilen medya aracı olarak tanımladığına işaret ederek, “Bunun nedeni erişilebilir, dayanıklı ve anlık olması. Bunun yanı sıra radyo, özellikle ‘ekran dışı’ anlarda mobil bir araçtır.” ifadelerini kullandı.
“Radyo, nostaljik bir cihazdan daha fazlası mı?” sorusu üzerine Gianias, “Evet çünkü radyo sadece bir cihaz değil gelişen canlı bir ses hizmetidir. Genişleyen medya ortamında canlı radyo giderek dijitalleşmekte. Örneğin Kanada’da, özellikle genç nüfus arasında dijital cihazlar, özellikle de akıllı telefonlar aracılığıyla dinlenen radyo yayınlarının yüzdesi artmaya devam etmekte.” değerlendirmesinde bulundu.
“Yeni ses formatları radyonun yerini almıyor, genellikle onun yanında var oluyorlar.” diyen Gianias, insanların kişisel müzik dinleme şekli büyük ölçüde aynı kalsa da kullanılan yöntemlerin önemli ölçüde evrildiğine dikkati çekti.
Bu evrim sürecinde canlı radyo yayınının hala ses dünyasının büyük payını elinde tuttuğunu kaydeden Gianias, “Bu da radyonun sadece nostaljik olmadığını, uyum sağlayabildiğini ve devam eden bir öneme sahip olduğunu gösteriyor.” yorumunu yaptı.
– Radyo, diğer haber alma mecralarına göre daha güvenilir görülüyor
Bazıları için sosyal medya platformlarından bilgi daha ulaşılabilir olsa da yapay zeka içerikleri, doğruluğu konusunda kullanıcıları şüpheye düşürüyor.
Gianias, “Radyonun en güçlü yönü, canlı, insani, hesap verebilir ve topluluk odaklı olmasıdır. Bilgi kirliliğini geniş ölçekte yayabilecek algoritmik içerik akışlarının aksine, radyonun değeri, tanınan ve güvenilen seslerin, aşina olunan bir editoryal ortamda faaliyet göstermesinden gelir.” değerlendirmesinde bulundu.
Gianias, “Özellikle güven konusunda, küresel araştırmalarda radyonun güvenilirliğini koruduğuna ve insanların en çok radyoya güvendiğine dair güçlü kanıtlar bulunmakta.” bilgisini paylaştı.
– Afet gibi durumlarda radyonun rolü
Radyo, televizyon, akıllı telefonlar ve sosyal platformların gerisinde kalsa da deprem gibi doğal afet durumlarında elektrik ve internet kesintilerinin yaşanması durumunda insanların elini uzatabileceği en ulaşılabilir haber alma cihazı oluyor.
İnsanlığın haberleşme alışkanlıklarını değiştiren ve keşfedildiği günden bu yana dijitalleşen dünyaya ayak uyduran radyo, İspanya ve Portekiz’de yaşanan elektrik kesintisi sırasında bilgi edinmede önemli rol oynadı.
İspanya ve Portekiz’de elektrik kesintisi sırasında birçok kişi, iletişim kurmak ve güncel bilgilere ulaşmak amacıyla eski tip radyo cihazlarına yöneldi.
Elektrik kesintisi sırasında erişimi kolay olan ve pille çalışan radyolar, internet ve cep telefonlarının çalışmaması nedeniyle önemli bir iletişim aracı haline geldi, marketlerde ilk tükenen ürünler radyo, pil ve mum oldu.
Gianias da benzer bir durumun Kanada’da yaşandığını, 2024’te Kanada’nın Alberta eyaletindeki milli parkta yayılan orman yangınının, Jasper kasabasına ulaşarak elektrik altyapısına zarar verdiğini anlattı.
O dönem insanların radyo üzerinden haber almaya başladığını, bölgelerin tahliye talimatlarının radyo üzerinden verildiğini belirten Gianias, zarar gören bölgeler için radyo üzerinden yardım kampanyasının başladığını bildirdi.
Gianias, “Acil durum anları boyunca yayıncılar, güncellemeleri haber yoluyla bilgilendirerek geniş bilgi erişimi sağladı. Sonrasında insanlara Jasper’ın yeniden inşasının devam eden bir çaba olacağını hatırlattı. Radyo, tüm süreç boyunca en iyi yaptığı şeyi yaptı: İnsanları birbirine bağladı.” ifadelerini kullandı.
(AA/RU/ÖZ)
Ankara, 12 Şubat 26 (TAK): Teknoloji geliştikçe yeni medya biçimleri ortaya çıksa da radyo, geniş dinleyici kitlelerine ulaşıyor.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), 2011’de düzenlenen 36. Genel Konferansı’nda Bilgi ve İletişim Komisyonunca kabul edilen öneriyle 13 Şubat’ı “Dünya Radyo Günü” olarak ilan etti.
Bilgi ve iletişim teknolojilerinin temel taşlarından radyo, kimileri için artık nostaljik görülse de anlık gelişmelerin, haberin ve müziğin kaynağı olmayı sürdürüyor.
Televizyon gibi yeni medya biçimlerinin ortaya çıkmasıyla radyo sektöründe yaşanan zorlukları temsilen yapılan “Video Killed the Radio Star” şarkısı, aslında müzik endüstrisindeki teknolojik devrimlerin ve video çağının da simgesi oldu.
Yeni medya biçimlerinin etkilerine rağmen radyonun 2026’da dijital platformlarla varlığını sürdürmesi, insanların hala rastgele sevdiği şarkılara denk geldiği, ara ara dinlediği ve “samimi” bulduğu radyo spikerlerini dinlemeyi tercih ettiğini gösteriyor.
On-line istatistik portalı Statista’nın 2025 verilerine göre, en çok radyo dinleme oranı yüzde 77 ile Finlandiya, yüzde 72 ile Yunanistan, yüzde 72 ile Portekiz, yüzde 70 ile Avusturya ve yüzde 68 ile Sırbistan’da.
– “Ekran dışı, mobil araç”
“Dünya Radyo Günü” dolayısıyla AA’ya yazılı açıklama yapan Radio Connects Başkanı Caroline Gianias, geniş kitlelere ulaşması, mobil, yerel ve ücretsiz olması nedeniyle radyonun hala dinleyicisinin olduğunu belirtti.
Gianias, Kanada’da milyonlarca insanın, eğlenmek, bilgi edinmek ve toplulukla bağlantı kurmak amacıyla çeşitli platformlar ve cihazlar üzerinden radyo dinlediğini ifade etti.
Kanada’da Live Broadcast Radio’nun, her hafta halkın yüzde 81’i tarafından dinlendiğini bildiren Gianias, Kanadalıların neredeyse yarısının her gün radyo dinlediğini kaydetti.
Gianias, dünya geneline bakıldığında, Birleşmiş Milletler’in (BM), radyoyu küresel ölçekte en yaygın tüketilen medya aracı olarak tanımladığına işaret ederek, “Bunun nedeni erişilebilir, dayanıklı ve anlık olması. Bunun yanı sıra radyo, özellikle ‘ekran dışı’ anlarda mobil bir araçtır.” ifadelerini kullandı.
“Radyo, nostaljik bir cihazdan daha fazlası mı?” sorusu üzerine Gianias, “Evet çünkü radyo sadece bir cihaz değil gelişen canlı bir ses hizmetidir. Genişleyen medya ortamında canlı radyo giderek dijitalleşmekte. Örneğin Kanada’da, özellikle genç nüfus arasında dijital cihazlar, özellikle de akıllı telefonlar aracılığıyla dinlenen radyo yayınlarının yüzdesi artmaya devam etmekte.” değerlendirmesinde bulundu.
“Yeni ses formatları radyonun yerini almıyor, genellikle onun yanında var oluyorlar.” diyen Gianias, insanların kişisel müzik dinleme şekli büyük ölçüde aynı kalsa da kullanılan yöntemlerin önemli ölçüde evrildiğine dikkati çekti.
Bu evrim sürecinde canlı radyo yayınının hala ses dünyasının büyük payını elinde tuttuğunu kaydeden Gianias, “Bu da radyonun sadece nostaljik olmadığını, uyum sağlayabildiğini ve devam eden bir öneme sahip olduğunu gösteriyor.” yorumunu yaptı.
– Radyo, diğer haber alma mecralarına göre daha güvenilir görülüyor
Bazıları için sosyal medya platformlarından bilgi daha ulaşılabilir olsa da yapay zeka içerikleri, doğruluğu konusunda kullanıcıları şüpheye düşürüyor.
Gianias, “Radyonun en güçlü yönü, canlı, insani, hesap verebilir ve topluluk odaklı olmasıdır. Bilgi kirliliğini geniş ölçekte yayabilecek algoritmik içerik akışlarının aksine, radyonun değeri, tanınan ve güvenilen seslerin, aşina olunan bir editoryal ortamda faaliyet göstermesinden gelir.” değerlendirmesinde bulundu.
Gianias, “Özellikle güven konusunda, küresel araştırmalarda radyonun güvenilirliğini koruduğuna ve insanların en çok radyoya güvendiğine dair güçlü kanıtlar bulunmakta.” bilgisini paylaştı.
– Afet gibi durumlarda radyonun rolü
Radyo, televizyon, akıllı telefonlar ve sosyal platformların gerisinde kalsa da deprem gibi doğal afet durumlarında elektrik ve internet kesintilerinin yaşanması durumunda insanların elini uzatabileceği en ulaşılabilir haber alma cihazı oluyor.
İnsanlığın haberleşme alışkanlıklarını değiştiren ve keşfedildiği günden bu yana dijitalleşen dünyaya ayak uyduran radyo, İspanya ve Portekiz’de yaşanan elektrik kesintisi sırasında bilgi edinmede önemli rol oynadı.
İspanya ve Portekiz’de elektrik kesintisi sırasında birçok kişi, iletişim kurmak ve güncel bilgilere ulaşmak amacıyla eski tip radyo cihazlarına yöneldi.
Elektrik kesintisi sırasında erişimi kolay olan ve pille çalışan radyolar, internet ve cep telefonlarının çalışmaması nedeniyle önemli bir iletişim aracı haline geldi, marketlerde ilk tükenen ürünler radyo, pil ve mum oldu.
Gianias da benzer bir durumun Kanada’da yaşandığını, 2024’te Kanada’nın Alberta eyaletindeki milli parkta yayılan orman yangınının, Jasper kasabasına ulaşarak elektrik altyapısına zarar verdiğini anlattı.
O dönem insanların radyo üzerinden haber almaya başladığını, bölgelerin tahliye talimatlarının radyo üzerinden verildiğini belirten Gianias, zarar gören bölgeler için radyo üzerinden yardım kampanyasının başladığını bildirdi.
Gianias, “Acil durum anları boyunca yayıncılar, güncellemeleri haber yoluyla bilgilendirerek geniş bilgi erişimi sağladı. Sonrasında insanlara Jasper’ın yeniden inşasının devam eden bir çaba olacağını hatırlattı. Radyo, tüm süreç boyunca en iyi yaptığı şeyi yaptı: İnsanları birbirine bağladı.” ifadelerini kullandı.
(AA/RU/ÖZ)









