Erdoğan: “Yenilenebilir enerji alanında Suudi Arabistan’la imzaladığımız anlaşma stratejik öneme sahiptir”














TC Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu:
“Özellikle yenilenebilir enerji alanında Suudi Arabistan’la imzaladığımız anlaşma stratejik öneme sahiptir. Bu anlaşmaya göre inşallah Suudi şirketler, Türkiye’de toplam 5 bin megavat gücünde güneş ve rüzgâr santralleri inşa edecek”
“Suriye’de kalıcı barışın ve istikrarın yol haritası belli olmuştur. Taraflar bunun idrakinde olarak yanlış hesap yapmamalı, eski hataları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememelidir”
Türkiye Cumhuriyeti (TC) Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Geçtiğimiz hafta kardeş ülkelerimiz Suudi Arabistan ve Mısır’a önemli birer ziyaret gerçekleştirdik. İkili ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almanın yanı sıra Filistin, Suriye, Sudan başta olmak üzere güncel meseleleri kapsamlı şekilde istişare ettik. Her iki ziyaretimizden enerjiden savunmaya farklı alanlarda imzaladığımız toplam 12 anlaşmayla döndük.” dedi.
Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, grup toplantılarının ülke, millet ve demokrasi için hayırlar getirmesini temenni etti.
Erdoğan, bölgede ve dünyada kırılma anlarını sembolize eden gelişmelere şahitlik edildiğini, iktidar ve ittifak olarak bu gelişmeleri yakından takip ve tahlil ederek, gerekli müdahaleleri yaparak, Türkiye lehine yönlendirmeye çalıştıklarını söyledi.
TC Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“En küçük bir hatanın vahim sonuçlar doğurabileceği bu kritik dönemde yasama ve yürütme görevimizi layıkıyla yerine getirmeye gayret ediyoruz. Sizler Yüce Meclis’in çatısı altında ve sahada, bizler yurt içinde ve yurt dışında yüksek bir tempoda ülkemize ve milletimize hizmet etmek için koşturuyoruz. Bir defa hepimiz şunun idrakindeyiz, halkımız bizi bu makamlara çalışmamız için gönderdi, milletimiz bizi buraya kendisine hizmet etmemiz, sorunlara çözüm üretmemiz için gönderdi. Biz de bu vazifeyi bihakkın ifa etmenin çabasındayız.”
Özellikle dış ilişkiler noktasında yoğun bir temas trafiğinin söz konusu olduğuna işaret ederek “Geçtiğimiz hafta kardeş ülkelerimiz Suudi Arabistan ve Mısır’a önemli birer ziyaret gerçekleştirdik.” diyen Erdoğan şöyle devam etti:
“İkili ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almanın yanı sıra Filistin, Suriye, Sudan başta olmak üzere güncel meseleleri kapsamlı şekilde istişare ettik. Her iki ziyaretimizden enerjiden savunmaya farklı alanlarda imzaladığımız toplam 12 anlaşmayla döndük. Özellikle yenilenebilir enerji alanında Suudi Arabistan’la imzaladığımız anlaşma stratejik öneme sahiptir. Bu anlaşmaya göre inşallah Suudi şirketler, Türkiye’de toplam 5 bin megavat gücünde güneş ve rüzgâr santralleri inşa edecek. İlk aşamada Sivas ve Karaman’da 1000’er megavatlık güneş enerjisi santralleri kurulacak. İki güneş enerjisi santrali projesi ile toplam 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz.”
Erdoğan, konuşmasında, 7 Şubat Cumartesi günü Ürdün Kralı 2. Abdullah’ı misafir ettiklerini; Kral 2. Abdullah ile oldukça muhteviyatlı, verimli, ikili ilişkileri güçlendiren istişareler yaptıklarını belirterek, kendilerinin de en kısa zamanda Ürdün’e bir ziyarette bulunmayı arzu ettiklerini söyledi.
“Durmuyoruz, duramayız, yapacağımız çok şey var. Tempomuzu, aşkımızı, şevkimizi her gün biraz daha artırıyoruz” diyen Erdoğan, bugün Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’i ağırlayacaklarını, yarın da Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in Ankara’ya geleceğini, gelecek hafta pazartesi ve salı günleri de Birleşik Arap Emirlikleri’ni ve Etiyopya’yı ziyaret edeceklerini belirtti.
“Burada şunu özellikle ifade etmek durumundayım; Türkiye olarak kendimiz için ne istiyorsak dostlarımız, kardeşlerimiz için de aynısını istiyoruz. Kendimiz için nasıl huzur, güvenlik, istikrar, kalkınma, refah istiyorsak komşularımız ve tüm kardeş ülkeler için de aynısını istiyoruz. Son dönemde hız verdiğimiz diplomatik çabalarımız bunun içindir. Bilinen, bilinmeyen, görünen, görünmeyen temaslarımızın temel gayesi aynı şekilde bölgesel barışa katkı sunmaktır. Hiçbir komplekse kapılmadan tüm aktörlerle görüşüyor, tamamen kardeşlik hissiyatı içinde fikir ve önerilerimizi muhataplarımızla paylaşıyoruz. İnsanlık tarihiyle yaşıt bir bölgenin kadim sakinleri olarak son yıllarda çatışmalarla, kardeş kavgalarıyla, Gazze’de olduğu gibi barbarlıkla anılan coğrafyamızın tekrar bir selam yurdu, yeniden bir güven ve esenlik yurdu olması için hüsnüniyetle çalışıyoruz.”
Türkiye’nin komşusu Suriye’nin yaklaşık 14 yıldır hasretini çektiği istikrara, barışa, huzura, süratle kavuşmasının en büyük temennileri olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Aynı kıbleye yönelen Suriyeli kardeşlerimizin birlik ve kardeşlik içinde aydınlık geleceklerini omuz omuza inşa etmesi bizim samimi arzumuzdur.” dedi.
Erdoğan, Suriye konusunda Suudi Arabistan’ın, Mısır’ın ve Ürdün’ün de kendileriyle aynı hassasiyetleri taşıdığını görmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu, Suriye’nin huzuru için bu üç ülkeyle hareket edeceklerini dile getirdi.
– “Kardeş Suriye halkı her şeyin en iyisine, en güzeline layıktır”
Suriye meselesinde tavırlarının ilk günden beri net olduğunun altını çizen Erdoğan, şöyle konuştu:
“Orada akan her damla kan ve gözyaşı bizim de yüreğimizi dağlamaktadır. Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri fark etmeksizin Suriye’de bir tek canın yitip gitmesi bizim de canımızdan can kopması demektir. Suriye’ye vicdan merceğinden bakan herkes bir defa şunu kabul edecektir; tıpkı aziz milletimiz gibi kardeş Suriye halkı da her şeyin en iyisine, en güzeline layıktır. Hiç şüphesiz bunu fazlasıyla hak etmektedir. 18 ve 30 Ocak mutabakatlarının ‘tek ordu, tek devlet, tek Suriye’ temelinde titizlikle uygulanmasını bu bakımdan çok önemsiyoruz. Suriye’de kalıcı barışın ve istikrarın yol haritası belli olmuştur. Taraflar bunun idrakinde olarak yanlış hesap yapmamalı, eski hataları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememelidir. Şiddetin daha büyük şiddeti besleyeceği unutulmamalıdır.
Şunu bugün tüm samimiyetimle, açık yüreklilikle ifade ediyorum; artık Suriye’nin kaynaklarının, Suriye’nin yer altı ve yer üstü zenginliklerinin tünel yapmaya, şehirlerin altında tünel kazmaya değil, Suriye halkının tüm kesimlerinin refahına harcanmasının vakti gelmiştir.”
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın ülkesini bir an önce ayağa kaldırmaya yönelik samimi gayretlerinin en yakın şahidi olduklarını belirten Erdoğan, son operasyonlarla işgalden kurtarılan yerlerde de yeni yönetime karşı hem teveccühün hem büyük bir beklentinin oluştuğunu müşahede ettiklerinin altını çizdi.
Yeniden yeşeren umutların bir daha kara kışa dönmeyeceğini ifade eden Erdoğan, “En başta Türkiye buna izin vermeyecektir. Suriye hükümetinin en geniş siyasi katılım ve temsili sağlayacağına, etkili bir kalkınma planını hızla hayata geçireceğine yürekten inanıyorum. Türkiye olarak en uzun sınıra sahip olduğumuz, halkını dost, akraba ve kardeş bildiğimiz Suriye’deki gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdüreceğiz.” sözlerini sarf etti.
– “Suriyeli kardeşlerimizi bir an olsun yalnız bırakmayacağız”
TC Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Türkiye içerisinde hem de dünyada Türk dış politikasının eksenini anlamaya çalışanlara bir kez daha seslenmek istediğini söyledi.
Erdoğan, şunları kaydetti:
“Türkiye bölgesinde nüfuz arayışında, tahakküm peşinde değildir, başka ülkeleri dizayn etme arzusunda asla değildir. Tam tersine biz samimi bir şekilde kardeşlik istiyoruz, ‘barış’ diyoruz, ‘hep birlikte kalkınalım, hep birlikte ortak geleceğimizi inşa edelim’ diyoruz. Halep’le birlikte Şam, Rakka, Haseke, Kamışlı’da şen olana kadar, Deralı çocuklarla birlikte Kobanili yavruların da yüzlerinde tebessüm çiçekleri açana kadar Suriyeli kardeşlerimizi bir an olsun yalnız bırakmayacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki son operasyonlar sırasında ivedilikle talimat vererek AFAD’ı, Kızılay’ı ve insani yardım kuruluşlarını süratle harekete geçirdiklerini belirterek, ilk etapta iki tır dolusu insani yardım malzemesini Suriye hükümeti ile işbirliği halinde Kürtlerin yaşadığı yerleşim yerlerine sevk ettiklerini aktardı.
(AA-GHA/ÖK)









