Dünya

Bangladeş, 2024’teki şiddetli protestolar sonrası ilk genel seçimler için sandık başına gidiyor

 

2024 protestolar sonrası “demokratik geçişe doğru potansiyel bir dönüm noktası” olarak gösterilen seçimin ülkede yeni siyasi aktörlerin ortaya çıkarması bekleniyor

“Emanetçi” şeklinde nitelendirilen geçici hükümetin yönettiği Bangladeş’te seçmen yeni başbakan ve meclis üyelerini seçmek ile anayasal reform için sandığa gidecek

Bangladeş, eski Başbakan Şeyh Hasina Vecid hükümetinin Temmuz 2024’te yüzlerce kişinin ölümüne neden olan protestoların ardından devrilmesiyle başlayan geçici hükümet dönemini sonlandırmak için yarın genel seçimlere gidiyor.

Güney Asya ülkesi Bangladeş’in geçiş hükümetle yönetilmesi, Temmuz 2024’te başlayan ve yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği protestolara uzanıyor.

Başta ülkenin 1971’deki Bağımsızlık Savaşı’nda görev alan kişilerin çocuklarına kamuda kontenjan ayrılması kararını protesto amacıyla başlayan ve ardından gösterilerde hayatını kaybedenler için “adalet” çağrısına dönüşen protestolar, Hasina hükümetinin devirmesine yol açtı.

Hasina’nın, protestolarda şiddet olayları artarak devam ederken resmi konutundan ayrılarak askeri helikopterle Hindistan’a gitmesinin ardından Nobel ödüllü Muhammed Yunus, 8 Ağustos 2024’te geçici hükümet başkanı olarak yemin etti.

Bangladeş’te yayın yapan Dhaka Tribune gazetesinin verilerine göre, 127 milyondan fazla kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede yarın genel seçime gidiliyor.

Seçmenler, ulusal parlamento “Jatiya Sangsad” bünyesindeki 350 sandalye için yarışan 2 binden fazla aday arasından tercih yapacak ve anayasal reform için düzenlenen referandumda oy kullanacak.

– Ülkenin yeni başbakanı belli olacak

Bangladeş’in ulusal parlamentosundaki üyelerin 300’ü doğrudan seçilirken, 50 sandalye kadın kontenjanına ayrılıyor ve partilerin oy oranlarıyla orantılı şekilde dağıtılıyor.

Parlamentoda çoğunluğun sağlanabilmesi için 350 sandalyeden 151’inin kazanılması gerekiyor.

Seçimlerin ardından parlamentoda çoğunluğu elde tutmayı başaran partinin veya koalisyonun lideri, aynı zamanda ülkenin başbakanı olacak.

Mevcut seçim döneminde parlamentodaki sandalyeler için bağımsız adayların yanı sıra ülkedeki kayıtlı partilerden 51’i adaylarını yarıştırıyor.

En çok aday çıkaran parti Bangladeş Milliyetçi Partisi (BNP) olurken, Hasina’nın partisi Avami Ligi ise kaydı askıya alındığı için bu seçimlerde aday çıkaramıyor.

– Adaylar arasında BNP lideri Rahman ön planda

Ülkenin başbakanı olmaya aday parti liderleri arasında en çok dikkati çeken ismin, ülkenin ilk kadın başbakanı Begüm Halide Ziya’nın oğlu Tarık Rahman olduğu düşünülüyor.

Çeşitli yolsuzluk suçlamalarıyla 2007’de tutuklanan ve sağlık sorunları gerekçesiyle kefaletle serbest bırakılmasının ardından 2008’de İngiltere’nin başkenti Londra’ya yerleşen Rahman, Hasina döneminde de gıyabında birçok kez hapis cezalarına çarptırıldı.

Hakkındaki tüm suçlamalar, Hasina’nın 2024’te ülkeden ayrılmasından sonra mahkeme tarafından kaldırılan Rahman, 25 Aralık 2025’te 17 yılın ardından ülkesine döndü.

Rahman’ın, geçen ay başkanlığına geçtiği BNP’nin seçimlerin ardından parlamentoda çoğunluğu kazanması halinde Bangladeş’in bir sonraki başbakanı olması öngörülüyor.

BNP’nin seçimlerdeki en büyük rakibinin ise 2024’teki gösterilerdeki şiddet olaylarından sorumlu tutulan Cemaat-i İslami Partisi ve lideri Shafiqur Rahman olduğu değerlendiriliyor.

Protestolara öncülük eden öğrenciler tarafından kurulan Ulusal Vatandaş Partisi (NCP) de özellikle genç kitleler arasında destek görüyor.

– Yarın ayrıca “Temmuz Ulusal Bildirgesi” oylanacak

Katılımı artırması için genel seçimlerle aynı gün düzenlenecek referandumda Bangladeş halkı, anayasada yapılması teklif edilen reformları oylayacak.

Geçici hükümete “başdanışman” sıfatıyla başkanlık eden Yunus önderliğinde kurulan “Ulusal Mutabakat Komisyonu”nun hazırladığı “Temmuz Ulusal Bildirgesi” bazı yasa değişikliklerini ve hukuki düzenlemeleri kapsıyor.

Bu kapsamda bildirge, parlamentonun iki kanatlı yapıya dönüştürülmesi, başbakanın görev süresinin sınırlandırılması, yargı bağımsızlığının genişletilmesi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve kadınların temsilinin artırılması gibi reform önerileri içeriyor.

Gelecekte yetkinin kötüye kullanılmasının önüne geçmek amacıyla başbakanın gücünü kısıtlamaya yönelik reformlar da özellikle bu makam için yarışan adaylar arasında endişeye neden oluyor.

Bildirgenin imzaya açıldığı 17 Ekim 2025’te protesto amacıyla bazı gruplar Ulusal Parlamento etrafında gösteri düzenlemiş, kolluk kuvvetleri protestoculara müdahale etmişti.

Protestocular, 2024’te Hasina’nın devrildiği kitlesel ayaklanmalarda hayatını kaybedenlerin, hukuki değişiklikleri kapsayan bildirgede ele alınmadığını savunmuştu.

2024 protestoları sonrası “demokratik geçişe doğru potansiyel bir dönüm noktası” olarak gösterilen seçimin ülkede yeni siyasi aktörlerin ortaya çıkarması bekleniyor.

“Emanetçi” şeklinde nitelendirilen geçici hükümetin yönettiği Bangladeş’te seçmen yeni başbakan ve meclis üyelerini seçmek ile anayasal reform için sandığa gidecek.

– “11 Parti İttifakı’nın” sandığa etkisi

Londra Üniversitesi Oryantal ve Afrika Çalışmaları Okulu (SOAS) Siyaset ve Uluslararası Çalışmalar Bölümü Öğretim Asistanı Nazam Laila, AA’ya açıklamasında seçimlerin, Bangladeş’te yeni “muhalefet manzarasının” büyük bir yeniden yapılanmaya işaret ettiğini aktardı.

Sandığı “demokratik geçişe doğru potansiyel bir dönüm noktası” olarak nitelendiren Laila, seçimlerin ülkede “egemenliğine meydan okuyan” yeni siyasi aktörleri ve koalisyonları ortaya çıkarmasının beklendiğini söyledi.

“Memleketine dönen” Rahman’ın, seçimlerde iyi bir performans göstermesi halinde “başbakanlık için önde gelen aday” olacağını kaydeden Laila, yeni dönemde Shafiqur Rahman öncülüğünde kurulan “11 Parti İttifakı’nın” da sandıkta etkisinin merak edildiğini vurguladı.

İttifakın “ideolojik hizalanmadan ziyade stratejik bir uzlaşmayı yansıttığını” savunan Laila, “2026 seçimleri, baskın siyasi partilerin yeni siyasi aktörlerce zorlandığı bir siyasi manzarayı ortaya koyuyor. Genç seçmenler, sonuçta belirleyici olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

– Bölgesel etki ve “Hasina faktörü”

Atlantik Konseyi Güney Asya Merkezi Misafir Araştırmacısı Rudabeh Shahid ise uluslararası basına verdiği demeçte mart ve mayıs aylarında Nepal ile Hindistan’ın bazı bölgelerindeki seçimler dahil “Güney Asya’nın 2026 siyasi ikliminin gidişatını belirleyeceğinin altını çizdi.

“Bangladeş seçimleri sadece iç sonuçları değil, daha geniş bölge genelinde ne anlama geldiği anlaşılmalı” ifadesini kullanan Shahid, seçimin derinleşen sosyal kutuplaşma, yükselen dini radikallik ve tökezleyen bir ekonomi ortamında gerçekleştiğine dikkati çekti.

2024 ayaklanma sonrası 15 yıllık iktidarını kaybeden Hasina’nın ülkeye “çözülememiş bir sorun” bıraktığını savunan Shahid, “Hasina faktörü” şeklinde nitelendirdiği bu durumun “ülkede siyasi bir katalizör etkisi” oluşturabileceğini aktardı.

Bangladeş’te aleyhinde verilen idam cezasının Hasina’nın “Hindistan’tan iade talebini daha da acil hale getirdiğini” belirten Shahid, özellikle genç yaşta olmak üzere seçmen nezdinde bu durumun “eski rejimin kalıntılarının dış destekle hayatta kaldığı” ve “Yeni Delhi’nin tarafsızlığını karmaşıklaştırdığı” iddialarını güçlendirdiğini bildirdi.

(AA/GHA/YIL)

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu