Kartalkaya Katliamı davası 4’üncü gününde devam ediyor.














Bir sanık avukatının “Üzüntü duyuyoruz” demesi üzerine tartışma çıktı; bazı sanık avukatları duruşmayı terk etti.
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’nde 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı katliama ilişkin 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davaya dün gece ara verildi. Duruşmaya Grand Kartal Otel’in baş aşçısı hem müşteki hem de müşteki tutuksuz sanık olan Reşat Bölük’ün savunmasıyla devam edildi.
Bölük savunmasında şunları söyledi:
“Benmari sabahları 05.30-06.00 gibi açılır. Grill plate ızgara da 06.30-07.00 gibi açılır. Grill plate şov alanındadır, açılması için şarteli açar ve sonra düğmesine basılır. Benmarinin ise sadece düğmesi var. 60 derecede tutarız ısısını. Kahvaltıcı ayrılmıştı iki gün önce, yardımcısı da Faysal Yaver idi. Otelde biz Emir Bey’den talimat alırdık. Acil durum müdahale ekibindeki lidere beni yazmışlar ama imza benim değil, konuya dair de bilgim yok. Kim düzenlemiş bu belgeyi bilmiyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben canımı zor kurtardım, kendimi sakatladım. Grill plate ızgaranın açılmasında sorumlu birisi yok. Üç öğünde kullanılır grill plate. Mutfakta yangın tüpü vardı iki tane.”
Sanıklara video kaydı izletildi
Faysal Yaver’in saat 00.20’deki mutfak hareketlerinin video kaydı izletilen Bölük, “Faysal benmarini açtı. Grill plate ızgarayı geçmiş, benmarini açmış. Görünen parlama ışıklardan kaynaklı, orada ledler de var. Ledler yeni yapıldı, bu yıl yapıldı. Teknik ekip eklemiştir ledleri” dedi.
Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, teknik servisten sanıkları ve sanık Faysal Yaver’ı çağırarak görüntüleri sordu.
Sanık Yaver, “Son girdiğim yer sabit benmari. Ben sabit benmariyi açtım. Düğmesini çevirdim benmarinin. Parlamayı ilk kez görüyorum” dedi.
Otelin aşçılarından sanık Enver Öztürk ise “Faysal, grill plate ızgaraya geçiyor” derken, sanık otel elektrikçisi Hüseyin Özer de “Grill plate ızgarayı geçti Faysal. Sabit benmari ile grill plate ızgaranın şarteli ayrıdır. Ledler yandı o sırada başkanım. Bunu Yalçın elektrik yaptı. Benmarinin olduğu yerde ledlerin sigortası var, bitişik. Benmarini açarken ledlerin de sigortasını açabilir, bitişik çünkü” diye konuştu.
Bazı sanık avukatları duruşmayı terk etti
Reşat Bölük’ün avukatının, “Biz bu olaydan üzüntü duyuyoruz” demesi üzerine müşteki ve müşteki avukatı Yüksel Gültekin, “Başsağlığı dilemeyin” dedi. Sanık avukatı da “Biz acınıza saygı duyuyoruz günlerdir. Siz de sanık avukatlığı yapmışsınızdır elbet” diyerek yanıt verdi. Ardından duruşmada gerginlik yaşandı. Bunun üzerine bazı sanık avukatları, “Böyle savunma yapamayız” diyerek duruşma salonundan ayrıldı.
Duruşmaya ara verildi.
Verilen aranın ardından avukat Yüksel Gültekin’in söz almasıyla duruşma yeniden başladı.
Duruşmaya Grand Kartal Otel’in baş aşçısı hem müşteki hem de müşteki tutuksuz sanık olan Reşat Bölük’ün çapraz sorgusuyla devam etti.
Müşteki ve müşteki avukatı Yüksel Gültekin, sanık Bölük’e sorular yöneltti ancak Bölük’ün avukatı, “Müvekkilim, meslektaşımın yönlendirmeli sorularına karşı susma hakkını kullanacak. Eğer aynı soruları başka müşteki avukatlar sorarsa yanıtlayacak” dedi. Bunun üzerine sanık Bölük, avukat Gültekin’in tüm sorularına karşı susma hakkını kullandı.
Daha önce yurt dışında çalıştığını ve vizesi bitince Türkiye’ye gelerek İŞKUR aracılığıyla Grand Kartal Otel’de işe başladığını bildiren resepsiyonistlerden tutuksuz sanık Yiğithan Burak Çetin’in savunmasına geçildi.
Çetin savunmasında şunları söyledi:
“Merdivenlerde şiddetli bir duman vardı, yukarı çıkmaya yeltendim ama bu nedenle çıkamadım. Tek kişilik koltukları kapıların önüne çekmek aklıma geldi, bunları kapının önüne çektik. Bir çıkış alanı yaratmaya çalıştık misafirler için. Sonra tahliyeler başladı. Emir Aras da talimatlar veriyordu, merdiven falan almaya çalışıyordu. İşe girirken yangın eğitimi almadım. İş yerinde tatbikat da yapılmadı. Bize işe girerken kitapçık vermişlerdi, sonradan onlara da baktım orada da yangın ve acil durumlara ilişkin bir bilgi yapılmamış. Yangın sırasında alarm da çalmadı. Kapıyı açma sebeplerimizden bir tanesi de alarmın çalacağını düşünmemizdi. Şu bilgiyi de vermek istiyorum, otelde çalışan arkadaşlar sigara içmesine rağmen yangın alarmı çalmıyordu.”
“Otelin içinde değil, dışında bağırdım”
Çetin’in savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi. Çapraz sorgu sırasında sanık Çetin’in yangını fark ettiği anın video kaydı izletildi. Müşteki avukatının “12’nci katta özel bir müşteri kalıyor ve o kurtarılıyor. Bu kim?” sorusuna sanık Çetin, “Bilmiyorum” yanıtını verdi. Sanık Çetin, resepsiyondaki telefonu kullanarak misafirleri aramamasına ilişkin yöneltilen suçlamalara, “Resepsiyondaki telefonunu kullanamamamın nedeni merdiven boşluğundaki dumanın tamamen resepsiyona gelmesidir” yanıtını verdi. “Otelin içinde yangın var diye bağırdın mı?” diye sorulması üzerine Çetin, “Otelin içinde bağıramadım, telefon görüşmesi yapıyordum. Dışında bağırdım” dedi.
Duruşmaya saat 14.45’e kadar ara verildi.
“Ruhsatın alınmadığının farkındaydım”
Tutuksuz sanıklardan Mudurnu Enerji A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve White Fox kafenin kiracısı İbrahim Polat dinlendi. Polat, “Yangın raporunun otel tarafından temin edileceğini söylemişti vekilim İsmail Karagöz. İlk başta başvurunun otelin mevcut raporu ile yapılacağı söylendi ancak Kadir Özdemir tarafından sonrasında İsmail Karagöz’e White Fox için ayrı bir yangın raporunun alınması gerektiği söylenmiş. Benim eksikliklere dair herhangi bir bilgim yok. Tüm süreci de Emir Aras ile konuştuk. Buraya sembolik bir kira ödemeyi kararlaştırmıştık Emir Bey ile çünkü içeriye ciddi bir yatırım yapacaktım. Benim yerime işleri takip eden insanların titizlikle davrandığını düşünüyordum. Ruhsatın alınmadığının farkındaydım” dedi.
“Bunun bir iş kazası olduğuna inanmıyorum”
Polat’ın savunmasının sona ermesinin ardından çapraz sorguya geçildi. Tutuklu sanık Emir Aras’a kira sözleşmesindeki imzası gösterildi Aras ise “İmza benim değil” dedi. Tutuklu sanıklardan Kadir Özdemir de “Ben imzaladım, Emir Bey’in talimatıyla” şeklinde konuştu. “Üç tane çalışanınız konakladığı yerde hayatını kaybetti, bunun bir iş kazası olduğunu biliyor musunuz?” sorusu yöneltilen sanık Polat, “Hayır bunun bir iş kazası olduğuna inanmıyorum” dedi.
“Otelin denetiminden, eksikliklerinden zaten hiç haberimiz yok”
Polat’ın sorgusu sonrasında Mudurnu Enerji A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili tutuksuz sanık İsmail Karagöz dinlendi. Sanık Karagöz de savunmasında, “Otelin değil, Mudurnu şirketin yangın raporu alması gerektiğini söyledi Kadir Bey ve bizim adımıza Bolu Belediyesi’ne başvuracağını bildirdi. Ardından belgenin geldiğini ve ricamız üzerine belgeyi teslim etti ‘itfaiye uygunluk belgesi’ni. Başka bir eksiklik olmadığını düşündüğümden 3-4 gün sonra gittiğimde belgeyi oradan alacağımı düşündüm. Bunun üzerine bana incelemeye gidileceği bildirildi. Ardından inceleme yapılmış benim orada olmadığım bir gün ve uygun bulunduğunu ifade etti. Sonrasında kolluk kuvvetine yazı yazılıp ardından da içkili mekan olduğu için Vali Bey’e gönderildi. Vali Bey’in imzasını beklerken yangın gerçekleşti. İtfaiye denetime geldiğinde biz yoktuk. Otelin denetiminden, eksikliklerinden zaten hiç haberimiz yok çünkü otelle bir ilgimiz yok. 70 metrekarelik yer için de yangın raporu aldık. Grand Kartal Otel’in yetkilisini Emir Bey, sahibini de Halit Bey olarak biliyorum. White Fox’ta 28 Aralık 2024’te Bolu İtfaiyesi’nin yapmış olduğu denetim bana haber edilmedi, denetimi yangına uygunluk belgesi geldikten sonra öğrendim” dedi.
İlk 3 gün 23 sanık dinlendi
Duruşmanın üçüncü günü olan dün, yine sanık savunmalarıyla devam etti. Üçüncü günde otel müdürü ile otel sahibinin hepsi yönetim kurulu üyesi ve tutuklu olan eşi ve 2 kızı savunma yaptı.
Otel müdürü tutuklu sanık Zeki Yılmaz 1999’dan beri Grand Kartal Otel’de çalıştığını belirterek, “Gerçek manada otelle ilgili karar alma, harcama yapma, işleyişle ilgili tasarrufta bulunma yetki ve sorumluluğum yoktur. Burası aile otelidir” ifadelerini kullandı. Sanık Yılmaz’ın savunmasının ardından çapraz sorguya geçildi.
Mahkeme heyeti, “olası kastla öldürme” ile “olası kastla kasten yaralama” suçundan yargılanan sanık Yılmaz’a “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçlamalarına yönelik ek savunma hakkı verdi.
Otelin sahibi Halit Ergül’ün kızı ve şirketin yönetim kurulu üyesi tutuklu sanık Ceyda Hacıbekiroğlu savunma yaptı. Hacıbekiroğlu, “Otel sahibi olarak orada değildim, çocuklarımla tatil yapmak için oraya gittim” ifadelerini kullandı.
Duruşmanın üçüncü gününde kızları Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras’ın ardından dinlenilen Emine Murtezaoğlu Ergül, olay gecesi otelde olduğunu ve hasbelkader kurtulduğunu söyledi.









