Güröz: “Fabrikanın Asıl Zararını Yapanlar Ortaya Çıkarılmalı”














Koop-Sen Başkanı Mehmetali Güröz, Binboğa Yem Fabrikası önünde toplanan hayvancıların tepkilerine yanıt verdi. Güröz, fabrikanın 2019-2024 yılları arasında siyasi müdahalelerle yönetildiğini ve bu dönemde fabrikanın ciddi zarar gördüğünü belirtti.
“Siyasilerin Çiftliği Haline Geldi”
Güröz, fabrikanın bu süreçte kendi nakit kaynaklarıyla işletildiğini ve Merkez Bankası’ndan herhangi bir kredi kullanılmadığını vurguladı. “2019-2024 yılları arasında burası siyasilerin çiftliği haline geldi. Ancak bu süreç hep belgeyle yürütüldü” dedi.
Yapılandırma Çalışmaları ve Anlaşmalar
Fabrikanın yeniden ayağa kaldırılması için uzun süren görüşmeler yapıldığını ifade eden Güröz, Kooperatif Merkez Bankası, Koop-Sen, hükümet yetkilileri ve teknik uzmanların katılımıyla bir mutabakat sağlandığını açıkladı. Yapılan anlaşmaya göre, Binboğa Yem Fabrikası’na ait arsa ve yapılar, belirlenen süreyle kira sözleşmesiyle devredildi ve borç faizleri düşürülerek üreticilerin mal sahibi olmasının önü açıldı.
Skandal ve Büyük Zarar
Ancak bu olumlu adımların hayata geçirileceği dönemde yeni bir krizle karşılaşıldığını belirten Güröz, fabrikanın 2023 ürünü olarak gösterilen yem hammaddesinin aslında 2020 yılına ait olduğunun tespit edildiğini söyledi. “Navlun belgeleri dahil her şey 2023’ü gösteriyordu. Fakat ürün, Tarım Bakanlığı’na 2020 ürünü olarak bildirildi” diyen Güröz, bu ürünün 5 milyon TL değerinde olmasına rağmen 30 milyon TL’ye satın alındığını ve bu işlemle 25 milyon TL’lik haksız kazanç sağlandığını ileri sürdü.
Dava Açılmadı, Dosya Düştü
Skandalın ortaya çıkmasının ardından Koop-Sen tarafından dava açılması planlandı. Ancak Güröz, yaklaşık 1 milyon dolarlık dava hakkının mahkemeye taşınmadan kaybedildiğini belirtti. “Eğer dava açılsaydı büyük olasılıkla kazanılacaktı” dedi.
“Suçlamalar Haksız, Üreticilerin Yanındayız”
Güröz, mevcut yönetime yönelik eleştirilerin haksız olduğunu savunarak, asıl sorumluların doğru analiz edilmesi gerektiğini ifade etti. “Üreticilerin mağduriyetini görüyoruz, tepkilerini anlıyoruz. Ama bu süreçte kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi ve adaletin sağlanması gerekiyor. Mevcut yönetim, bu kadar bilgi dışında gelişen bir süreçte doğrudan suçlanmamalı” diye konuştu.









